BEBEĞİNİZİN YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE ve EVDE BAKIMI

Neonatoloji Hemşireliği Derneği

BEBEĞİNİZİN YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE

VE

EVDE BAKIMI

EL KİTAPÇIĞI

Neonatoloji Hemşireliği Derneği

http://www.neonatolojihemsireligi.org.tr

BEBEĞİNİZİN YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE

VE

EVDE BAKIMI

Ankara

Aralık, 2013

Bu kitabın her hakkı NEONATOLOJİ HEMŞİRELİĞİ DERNEĞİ’ne aittir. 

ISBN: 978-605-87620-3-9

Hazırlayanlar

Yard. Doç. Dr. Ebru Kılıçarslan Törüner

Öğr. Gör. Dr. Naime Altay

Arş. Gör. Tuba Arpacı

Arş. Gör. Çiğdem Sarı

Hem. Selma Zıraman

Hem. Berin Ateş

Hem. Müşerref Çoşkun

Hem. Gülcan Bilgili

Hem. Çiğdem Öztürk

Hem. Ayşe Polat

ISBN:

Bu kitabın her türlü yayın hakkı yazarlara aittir. Tanıtım amacıyla yapılacak kısa alıntılar dışında, yazılı olarak izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kısmen veya tamamen kopya edilemez; fotokopi, baskı ve diğer yollardan çoğaltılamaz.

Aralık, 2013

Sevgili Ailelerimiz,

Ülkemizde özel gereksinimi olan yenidoğanların sayısı artmakta ve bu yenidoğanların gelişen teknoloji/bakım ile beraber hastaneden taburculuk süreleri kısalmaktadır. Hastanede ve ev ortamında sağlanan bakım, yenidoğanın sağlıklı büyüme ve gelişmesi ile yakından ilişkili olmaktadır.

Özel gereksinimi olan yenidoğanın hastane ortamından ev ortamına geçişinde bakımının devam ettirilebilmesi, yanlış uygulamaların önlenmesi, var olan sorunların erken dönemde farkedilebilmesi için bu kitapçık hazırlanmıştır. Bu kitapçık iki bölümden oluşmaktadır,  birinci bölümde bebeğinizin yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki bakımı ile ilgili bilgiler ikinci bölümünde ise  yenidoğanın evde bakımında temel yapılması gereken uygulamalar yer almaktadır. 

Multidisipliner ekibimiz bebeğiniz ve kendi bakımınızı sağlamada yardımcı olacaktır. Ekibimiz bireysel aile merkezli bakım anlayışını benimsemiş ve bu doğrultuda çalışmaktadır. Ekibimiz içersinde neonataloji hemşireleri, doktorlar, sosyal hizmet uzmanları, diyetisyenler, fizyoterapistler, solunum terapistleri ve gelişim uzmanları yer almaktadır.

Eğer konu hakkında sorularınız, endişeleriniz ya da paylaşmak istedikleriniz olursa, ekip üyeleri ile istediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz. Kitapçık içerisinde yer alan fotoğrafların çekilmesine ve yayınlanmasına izin veren bebeklerin değerli ebeveynlerine ve ekip üyelerimize teşekkür ederiz. 

Saygılarımızla, 

Neonatoloji Hemşireliği Derneği

İÇERİK                                      

BÖLÜM I. 8

YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ (YYBÜ) 8

Bebeğim Hakkında Nasıl Bilgi Alabilirim?. 9

Ne Zaman Arayabilirim?. 9

Önemli Telefon Numaraları 9

Hastanede Bebeğime Kim Bakım Veriyor?. 10

 BİR YENİDOĞANIN EBEVEYNİ OLMAK.. 10

 Sıklıkla Deneyimlenen Duygular. 13

BEBEĞİMİN BAKIMINA NASIL KATILABİLİRİM?. 14

Dinlenmesinin Sağlanması 15

Yumuşak Ses Tonu ve Hafif Aydınlatma. 15

Doğal/Ebeveyn Kokusu. 16

Kanguru Bakımı 16

Bebeğinizi Rahatlatmanın Diğer Yolları 16

BEBEĞİNİZİN SOLUNUMU.. 17

Prematüre Apnesi 19

BEBEĞİNİZİN BESLENMESİ 20

Bebeğim Ne Zaman Beslenebilir?. 20

Bebeğim İçin Anne Sütü Önemli midir?. 21

Anne Sütünün Yararları Nelerdir?. 21

Anne Sütü İçeriği Zamanla Değişir mi?. 22

Bebeğim Ememiyor. Anne Sütünün Devamlılığını Nasıl Sağlayabilirim?. 22

Anne Sütünü Nasıl Saklamalıyım?. 23

Anne Sütünü Hastaneye Getirirken Nelere Dikkat Etmeliyim?. 24

BEBEĞİNİZ İÇİN YAPILAN ÖZEL TESTLER.. 25

BÖLÜM II. 27

BEBEĞİNİZİN EVDE BAKIMI. 27

Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?. 27

Emzirme Süresi Ne Kadar Olmalıdır?. 28

Bebeğimin Etkili Bir Şekilde Emdiğini Nasıl Anlayabilirim?. 28

ENFEKSİYONLARIN ÖNLENMESİ. 29

BEBEĞİNİZİN ATEŞİNİN ÖLÇÜLMESİ. 29

BEBEĞİNİZİN BEZİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ. 29

BEBEĞİNİZİN AĞIZ VE BURNUNUN TEMİZLENMESİ. 29

BEBEĞİNİZİN BANYOSU.. 30

BEBEĞİNİZİN İLAÇLARININ VERİLMESİ. 30

GÜVENLİK.. 31

Güvenli Uyku. 31

Sırtüstü Pozisyon En İyisidir!. 31

Güvenli Uyku Alanı 31

SİGARASIZ EV ORTAMI 32

BAŞIN ARKA KISMININ DÜZLEŞMESİNİ NASIL ÖNLEYEBİLİRİM?. 32

ARABA KOLTUKLARI. 32

TEMEL YAŞAM DESTEĞİ (KARDİOPULMONER RESUSİTASYON – CPR) 33

BEBEĞİNİZİ ASLA SARSMAYIN.. 33

BEBEĞİNİZ AĞLADIĞI ZAMAN.. 34

a)          Bebeğinizin beslenme ihtiyacı veya gazı var mı?. 34

b)         Bebeğinizin altının değiştirilmesi gerekiyor mu?. 35

c)     Bebeğinizin ağrısı ya da ateşi var mı?. 35

d)         Nedensiz ağlamaları olabilir mi?. 35

e)         Bebeğinizde sarılık gelişti mi?. 35

f)     Bebeğinizin beslenmesi/sıvı alımı yeterli mi?. 35

SAKİNLİĞİNİZİ KORUMANIZ İÇİN ÖNERİLER.. 36

BEBEĞİNİZİN İZLENMESİ. 37

BAĞIŞIKLAMA.. 37

NE ZAMAN SAĞLIK PERSONELİNE BAŞVURMALIYIM… 38

SÖZLÜK.. 39

KAYNAKLAR.. 40

BEBEĞİNİZİN İLAÇLARI. 41

NOTLAR.. 42

BÖLÜM I

YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ (YYBÜ)

Bebeğim Hakkında Nasıl Bilgi Alabilirim?

YYBÜ’nin telefon numarası ……………………………….

Yenidoğan yoğun bakım ekibi, bebeğinizin durumu hakkında sizi bilgilendirmeye açıktır. Bebeğiniz hakkında bilgi almak istediğiniz herhangi bir zamanda üniteyi arayabilirsiniz. 

Ne Zaman Arayabilirim?

  • Sormak istediğinizde aklınızda olan bütün soruları hatırlamanız zor olabilir. Hemşire ya da doktorunuza sormak istediğiniz soruları yazmanız, unutmanızı önleyecektir.
  • Diğer aileler ve bebeklerin gizliliğinin devam ettirilmesinin sağlanması amacıyla sadece bebeğinizle ilgili sorular sormanız uygun olacaktır. Bebekle ilgili bilgi sadece ebeveynlerine ya da yasal vasilerine verilmektedir.
  • Akrabalarınızın ya da arkadaşlarınızın üniteyi aramamasını rica ediniz.

 

Önemli Telefon Numaraları

Önemli telefonlarını aşağıdaki tabloya yazabilirsiniz.

ÜnvanİsimTelefon Numarası
Sorumlu Doktor  
Sorumlu Hemşire  
Hemşireler  
Diyetisyen  
Emzirme Danışmanı  
…………………  

Hastanede Bebeğime Kim Bakım Veriyor?

Bebeğinize yenidoğan yoğun bakım ünitesi ekibi bakım vermektedir. Ekibin içerisinde yenidoğan hemşireleri, doktorlar, sosyal hizmet uzmanları, diyetisyenler, fizyoterapistler, solunum terapistleri ve gelişim uzmanları yer almaktadır.

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeğinizin primer hemşiresi bulunmaktadır. Bu, bebeğinizin hastanede kaldığı süre içerisinde aynı hemşire tarafından bakımının planlanması anlamına gelmektedir. Bu sayede bebeğinizle olan etkileşim zaman içerisinde gelişmekte ve bireysel bakım alması sağlanmaktadır. Her etkileşimde hemşire, bebeğinizin fiziksel ve gelişimsel durumunu değerlendirmektedir. Ayrıca, bebeğiniz her gün bir yenidoğan uzman hekimi tarafından değerlendirilmektedir. 

YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE YATAN BİR YENİDOĞANIN EBEVEYNİ OLMAK

Ebeveynlik becerinizde kendinizi rahat hissetmeniz için yenidoğan yoğun bakım ekibi sizlere yardımcı olacaktır. İstediğiniz konularda ve kendinizi hazır hissettiğinizde bebeğinizin bakımına yoğun bakımda katılmanız önemli olacaktır. Bebeğinizin durumu iyiye doğru gittiğinde, bebeğinizi rahatlatmanıza yardım etmek için sizi cesaretlendireceğiz. Bu, bebeğinize kendinizi daha yakın hissetmenize yardımcı olacaktır.

Bebeğinize ve ailenize en iyi bakımı verebilmek için birlikte çalışmamız temel unsuru oluşturmaktadır. Yenidoğan yoğun bakımda bebeğinizle beraber zaman geçirmenizi destekleyeceğiz. Yenidoğan yoğun bakımda bebeğinizle beraber olmak:

  • Kontrol duygunuzun gelişmesini sağlar
  • Bebeğinize daha yakın hissetmenizi sağlar
  • Bebeğinizle ilişkinizin ilerlemesi için bir bağ oluşumu sağlar

Bize bebeğinizin şu bakımlarında yardımcı olabilirsiniz:

  • Anne sütünü sağıp getirmek
  • Bebeğinizin bakımlarına katılmak
  • Bebeğinizi rahatlatmak
  • Bebekle tenden tene temas (kanguru bakımı) sağlamak


Ebeveynler 24 saat içerisinde istedikleri zaman bebeklerini görebilirler. Bunun için aşağıda belirtilen unsurlara dikkat edilmesi önemlidir:

  • Yenidoğan yoğun bakıma geldiğinizde kimlik kartınızı gösteriniz.
  • Bebeği ziyaret etmeden önce ellerinizi yıkayınız. Enfeksiyonların önlenmesi için el yıkama çok önemli olmaktadır. Diğer ziyaretçilerinizi de ellerini yıkaması konusunda lütfen bilgilendiriniz.
  • Eğer ziyaretçilerinizin soğuk algınlığı ya da bir enfeksiyonu varsa yoğun bakım ünitesine gelmemelerini rica ediniz.
  • Sizde ateş, soğuk algınlığı, kusma, ishal varsa ya da çevrenizde suçiçeği, kızamık, kızamıkçık, boğmaca gibi bulaşıcı hastalığı olan biri varsa lütfen üniteye gelmeden önce arayınız ve sağlık personelini bilgilendiriniz.
  • Bebeğin kardeşi gelebilir ancak ebeveynlerden biri yanında bulunmalıdır. Kardeşin gelmeden önce ünite hakkında bilgilendirilerek hazırlanması ve sonrasında yanlış algılamaları olup olmadığını kontrol etmek için duygularını ifade etmesinin sağlanması önerilmektedir. 
  • Yenidoğan yoğun bakım ünitesine gelmeden önce parfüm ya da deodorant gibi kokular kullanmayınız. Bebeğinizin akciğerleri için zararlı olabilir.
  • Ünite içine lütfen yemek getirmeyiniz. İçeceklerin ise ağzının kapalı olmasına özen gösteriniz.
  • Yoğun bakım ünitesi içinde lütfen cep telefonlarını kullanmayınız. Bebekler için tehlikeli olabilir ve diğer medikal cihazları etkileyebilir. Ayrıca bebeklerin uyumak için sessizliğe ihtiyaçları vardır. Çalan telefon bebekleri uykudan uyandırabilir.
  • Diğer ailelerin ve bebeklerin özeline lütfen saygı gösteriniz ve ziyaret sırasında sadece kendi bebeğinizin yatak kenarında bulununuz.
  • Acil durumlar nadirde olsa ortaya çıkabilir ve bu durumda sizden ünite dışında beklemenizi rica edebiliriz. Bu durumlar sırasındaki desteğiniz ve sabrınız için teşekkür ederiz.
Bebeğinizi ziyaretlerinizden önce el temizleme jeli ile ellerinizi ovalamanızı rica ediyoruz. Bu jeller ünitenin girişinde ve bebek yataklarının yanında bulunmaktadır. 

 

 

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde Ebeveynler Tarafından Sıklıkla Deneyimlenen Duygular

Birçok ebeveyn için yenidoğan yoğun bakımda bebeklerinin bulunması stres yaratabilir. Özel gereksinimi olan bebeğinizin bakımıyla baş etmeye çalışma sırasında birçok farklı duyguyu yaşamak normaldir. Bazı zamanlarda duygularınızda aşırı yüklenme hissedebilirsiniz.

Bazı ortak yaşanan duygular şunlardır:

  • Beklenmeyen bir zamanda olan doğumla şok yaşamak
  • Doğuma ve ağrı ilaçlarına bağlı yorgunluk hissetmek
  • Çaresizlik ve üzüntü hissetmek
  • Bebeğin durumundaki belirsizlik nedeniyle korku yaşamak
  • Yalnızlık hissetmek
  • Kendinize ve başkalarına karşı kızgınlık hissetmek
  • Ümitsizlik hissetmek

Bebeği yenidoğan yoğun bakımda yatmış bir annenin deneyimleri:

“Benim mucizelerim 2012’de dünyaya geldiler fakat çok zorluklar yaşadım. Doğuma ağlaya ağlaya girmiştim çünkü ikiz kızlarımdan birinin suyu ve kalp atışları azalmıştı.

İlk on beş gün hayatımın en zor günleriydi. Umutsuzluk çaresizlik sanki dünyanın sonuydu benim için. Yoğun bakıma girip on beş dakika zor duruyordum bırakamıyordum bile korkuyordum yaşayabileceklerini bile bilmiyordum. Çok zayıflardı biri 710 gr diğeri 1500 gr ‘dı. Ağlaya ağlaya heba olmuştum ta ki hemşiremiz konuşana kadar. O benim dönüm noktam olmuştu. Benimle konuşarak bana hayat ışığı verdi. Bebeklerinizle konuşun dokunun, onlar sizlerin mucizeleri. Onlar bizlerden daha kuvvetli. Siz onlara gülümsediğiniz sürece onlarda size gülümseyeceklerdir. HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK!…” 

Ebeveynlerin farklı yollarla stresleriyle baş etmeleri önemlidir.

  • Sizin ve bebeğinizin bakımına yardımcı olan kişilerden yardım isteyin.
  • Akrabalarınızdan, arkadaşlarınızdan yardım ve destek isteyin.
  • Sosyal hizmet uzmanıyla görüşme talep edin.
  • Psikiyatrist ya da psikolog yardımı talep edin.
  • Uygun beslenerek ve dinlenerek fiziksel olarak kendinize iyi bakın.
  • Toplumdaki destek gruplarını araştırın.
  • Bebeğinizdeki günlük değişimlere ve kendi duygularınıza yönelik günlük tutun.
  • Kendiniz  ve eşiniz için zaman ayırın, eşinizle beraber bir akşam yemeği gibi. 

BEBEĞİMİN BAKIMINA NASIL KATILABİLİRİM?

Yenidoğanın yoğun bakım ünitesinden eve taburculuğu sizin için stres yaratan bir durum olabilir. Bazen bebeğinizin evde bakımı için kendinizi hazır hissetmeyebilirsiniz.  Bebeğinizin bakımında gerekli olan becerilerin en iyi şekilde kazanılması ve bebeğin ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verilmesi çok önemlidir.  Bebeğiniz hastanede yattığı süre içerisinde onunla zaman geçirmeniz, bakımına katılımınız sağlanacak, aynı zamanda bebeğin bakımına yönelik verilen eğitimler ve eğitim kitapçığında yer alan bilgiler sayesinde bebeğinizin evde bakımı için gerekli olan temel becerileri edinmiş olacaksınız.

Bebeğinizle vakit geçirdikçe, bebeğinizin rahat mı yoksa huzursuz mu olduğunu anlayabileceksiniz.

Bebeğinizin rahat olduğunun ipuçları:

  • Rahat pozisyonda sakince durması
  • Bebeğinizin ellerinin birbirine ya da yüzüne değmesi
  • Bebeğinizin solunumunun düzenli ve iyi görünmesidir.

Bebeğinizin huzursuz olduğunun ipuçları ise:

  • Yüz ifadesinde değişiklik
  • Hıçkırık ya da mızlanma gibi sesler
  • Deri renginde değişiklik
  • Sırtının geriye doğru kavis yapması
  • Solunum ve kalp hızında artıştır.

Dinlenmesinin Sağlanması

Battaniyeyi, yumuşak oyuncakları ya da elinizi kullanarak hafif bir şekilde bebeğinizi sarmaladığınızda (kesinlikle sıkı sarmadan), bebeğinizin kendisini uterus (anne rahmi) içinde gibi güvende hissetmesini sağlayabilirsiniz.

Yumuşak Ses Tonu ve Hafif Aydınlatma

Aşırı ışığın azaltılması, yumuşak, sakin ses tonu kullanılması, bebeğinizin rahat bir şekilde uykuya dalmasına ve uykudan uyanmasına yardımcı olur.

Doğal/Ebeveyn Kokusu

Bebeğiniz koklamayı öğrenmeye devam etmektedir. Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Parfüm gibi kokular kullanmayınız.
  • Ziyaretçilerinizden parfüm kullanmamalarını rica ediniz.
  • Bebeğinizin yatağında bir göğüs pedi bırakmanız, bebeğinizin anne sütü kokusunu almasına yardımcı olacaktır.

Kanguru Bakımı

Kanguru bakımı aynı zamanda tenden tene temas olarak da bilinmektedir. Bu, bebeğinizin sizin sıcaklığınızı, kalp atımınızı ve teninizi hissetmesini sağlar.

  • Hem annelerin hem de babaların katılımı desteklenmektedir.
  • Ziyaretçiler olmadan bebeğinizi göğsünüzde en az bir saat tutmak için zaman ayarlanmalıdır.

 

Bebeğinizi Rahatlatmanın Diğer Yolları

  • Emzik verilebilir.
  • Bebeğiniz hafif bir şekilde battaniye ile sarılabilir.

BEBEĞİNİZİN SOLUNUMU

Bazen bebekler solunumla ilgili problemler yaşayabilirler ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bakım gereksinimleri olabilir. Solunum problemlerinde en fazla görülen nedenler:

Prematüre Doğum

Prematüre bebekler, akciğerleri tam olarak olgunlaşmadığı için solunum zorluğu yaşayabilirler. “Surfaktan” adlı maddenin üretimi akciğerlerin gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Surfaktan sabun gibi bir maddedir ve yüzey gerilimini azaltarak akciğerlerin en küçük dokularının açılmasına yardımcı olur. Anne karnındaki bebeğin 24. haftasında yapılmaya başlar. Bu nedenle küçük haftalarda doğan bebeklerin akciğerlerinde surfaktan yapımında yetersizlik görülür.

Yenidoğanın Geçici Takipnesi

“Geçici hızlı solunum”dur. Doğum sırasında anne karnında bulunan sıvının (amnion sıvısı) bebeğin akciğerlerinde fazla bulunması nedeniyle oluşabilir. Bu durumda bebeğin oksijen desteği gereksinimi olabilir.

Pnömoni

Akciğer  dokusunun enfeksiyondur.  Bebeğin oksijen desteği gereksinimi olabilir.

Mekonyum Aspirasyonu

Doğum sırasında bebek oksijensiz kalırsa anne karnındaki sıvıya (amnion sıvısı) dışkısını yapar. Bu ilk dışkıya mekonyum adı verilir. Bebek amnion sıvısında soluduğunda mekonyumda soluk borusuna geçebilir. Bu durum akciğerlerde yeterli havalanmayı engellediği için problem oluşturabilir.

Bebek solunumla ilgili problem yaşadığında buna solunum distresi denir.

Solunum distresi belirtileri:

  • Dudaklar ve derinin mavi renge dönüşmesi
  • Hızlı solunum (takipne)
  • Burun kanatlarının solunuma katılması
  • Solunum sırasında seslerin duyulması
  • Nefes alırken göğüs kafesi içine doğru derinin çekilmesidir.     

Bebeğinizin rahat bir şekilde solunumu devam ettirebilmesi için özel tedavi yöntemleri yardımcı olabilir. Bebeğinizin gösterdiği solunum sıkıntısı belirtilerine ve nedenine göre tedavi yöntemine karar verilmektedir.

Bazı tedavi yöntemleri:

Oksijen

Kanda oksijen düzeyini istenen düzeyde tutabilmek amacıyla verilir.

Devamlı Pozitif Havayolu Basıncı

Akciğerlerin havalanabilmesi için oksijeni akciğerlere gönderen solunumu destekleyici makinedir.

Entübasyon

Bebeğin burnuna ya da ağzına yerleştirilen, soluk borusunun açıklığını sağlamaya yardımcı tüptür ve tüpün ucu solunumu destekleyici makineye bağlanır.

Sürfaktan Tedavisi

Akciğerlerin en küçük dokularının açılabilmesi için entübasyon tüpünden verilen ilaçtır.

Prematüre Apnesi

Solunumun 20 saniyeden daha uzun süre durmasına apne denir. Prematüre bebeklerde apne, beyinde solunum merkezinin gelişiminin devam etmesi nedeniyle oluşur. Eğer bebeğinizde apne oluşursa, bunun için çeşitli tedaviler ve ilaçlar bulunmaktadır. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde olan bebeklerin kalp atımları ve solunum hızları özel monitörlerle yakından takip edilir. Her bebek farklıdır. Bu nedenle bebeğiniz büyüdükçe prematüre apnesi de kaybolacaktır.

BEBEĞİNİZİN BESLENMESİ

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeğinizin beslenmesi çeşitli yollarla yapılabilir. Bunlar:

  • Ağızdan (Oral) Beslenme – Oral beslenme hem anne memesinden emme hem de kaşıkla ya da enjektörle ağızdan besin verilmesi şeklinde olabilir.
  • Gavaj Beslenme – Yumuşak bir tüp bebeğinizin ağzından ya da burnundan midesine doğru ilerletilerek yerleştirilir. Anne sütü ya da mama, tüp ucuna yerleştirilen enjektör aracılığı ile yer çekimi etkisinden yararlanılarak yavaşça gönderilir.  
  • Intravenöz (IV) Sıvılar – Intravenöz sıvılar, bebeğinizin beslenmesini sağlayan, şeker, yağ, protein ve vitamin içeren steril özel solüsyonlardır. Bebeğinize bu sıvılar damarına yerleştirilen yumuşak bir tüp aracılığı ile verilir. Bu tüpe kateter adı verilir.

Bebeğim Ne Zaman Beslenebilir?

Bebeğiniz anne karnındayken içinde bulunduğu sıvıyı yutmaya başlar ya da parmağını emebilir. Bebeğiniz prematüre doğduğunda amaçlarımızdan biri bebeğinizin beslenmeye hazırlanmasıdır. Bu nedenle çok düşük doğum ağırlıklı prematüre bebekler minimal gavajla beslenmeden (trofik beslenme) fayda sağlarlar. Mideye yerleştirilen tüple anne sütü damla damla gönderilir. Burada amaç vücutta büyümeyi sağlamak değil midenin gelişimini sağlamaktır. 

Her bebek özeldir. Bu nedenle bebeğinize ne zaman minimal gavajla beslenme başlanabileceğine ekip üyeleri karar verecektir. Bebeğiniz beslenmeyi tolere ettikçe gavaj beslenme miktarı artacak ve aldığı IV sıvısı azalacaktır.

Bebeğim Ne Zaman Emebilir ya da Ağızdan Beslenebilir?

Bebeğiniz emmeye başlamaya hazır olduğunu gösteren bazı ipuçlarını bize gösterir. Bunlar:

  • Beslenme zamanlarında uyanık olması
  • Emzik ya da parmağını emmesi
  • Emme ve solunum koordinasyonunu yapabilmesidir.

Bebeğiniz bu belirtileri gösterdiğinde, hemşireniz sizinle emzirme ya da kaşıkla/enjektörle besleme planlarını konuşmaya başlayacaktır. Beslenmeyi öğrenme zaman ve sabır gerektirir.

 

Bebeğim İçin Anne Sütü Önemli midir?

Anne sütü en üst düzeyde beslenme ve büyüme-gelişmeyi sağlar. Dünya Sağlık Örgütü, anne sütü ile beslenmenin doğumdan hemen sonra başlanmasını, ilk altı ayda sadece anne sütü verilmesini ve emzirmenin altı aydan sonra uygun besin takviyeleriyle iki yaş ve üzerine kadar devam etmesini önermektedir.

Anne Sütünün Yararları Nelerdir?

  • Anne sütü bebeğin büyümesi ve gelişmesini hızlandırır.
  • Anne sütü bebeklerin gereksinimleri olan bütün besin öğelerini içerir. 
  • Beyin gelişimi için gerekli olan taurin anne sütünde 40 kat daha fazladır.
  • Anne sütünde bol miktarda bulunan antikorlar bebeği enfeksiyonlara karşı korur, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
  • Sindirimi bebek için en kolay besin maddesidir.
  • Anne sütü hazır, pratik bir besindir. Her zaman taze ve içilmeye hazır haldedir.
  • Ekonomiktir, sterildir.
  • Anne sütü; anne ile çocuk arasında psikolojik veya duygusal bağı güçlendirir.
  • Anne sütü ile beslenen bebeklerde pişik ve benzeri cilt sorunları ile bir çok enfeksiyon daha az görülür.
  • Anne sütü ile beslenmiş çocuklarda egzema, alerjik hastalıklar, diş eti hastalıkları, kanser, diyabet ve obezite gibi hastalıklar daha az görülmektedir. 
  • Emzirmenin başındaki süt ile sonuna doğru gelen sütün bileşimi de değişiktir. Emzirmenin sonuna doğru gelen sütteki yağ oranı artar ve bebeğin doygunluk hissetmesi ile emmeyi bırakması sağlanır.

 

Anne Sütü İçeriği Zamanla Değişir mi?

Anne sütü ve içeriği her bir yenidoğanın ihtiyacı için özeldir. Preterm bebeğin annesinin sütünün bileşimi, miadında doğan bebeğin annesinin sütünün bileşiminden farklıdır.  Bebeğin büyüme sürecindeki gereksinimlerine uygun olarak anne sütünün bileşimi zamanla değişir.

Anne sütü salgılandığı döneme ve bileşimine göre üçe ayrılır:

1- Kolostrum: Doğumdan sonra ilk beş gün boyunca salgılanan süttür. Olgun süte göre içeriği farklıdır. Daha fazla antikor, protein ve vitamin içerir. Sindirimi daha kolaydır.

2- Geçiş Sütü: Kolostrumdan sonra 5-15. günler arasında salgılanan süttür.

3- Olgun Süt: On beşinci günden sonra salgılanan süttür.

Bebeğim Ememiyor. Anne Sütünün Devamlılığını Nasıl Sağlayabilirim?

Doğumdan sonra anne sütünün üretimi ve devamlılığı için emzirme hemşiresi tarafından size elektrikli pompa ile sütün sağılması işlemi gösterilecektir. İlk başta gelen sütün miktarı çok az olacaktır. Ancak miktarı çok az olsa da içeriği çok zengindir. Bu nedenle çok az miktarlar bile bebeğiniz için çok önemli olmaktadır. Süt üretimi göğüsler boşaldıkça artmaktadır. Bu nedenle, pompa ile göğüslerinizi her üç saatte bir sağılması süt üretimini arttıracaktır.

Hastane ortamında pompalar çoğunlukla bulunmaktadır. Bunun için emzirme hemşirenizden danışmanlık isteyebilirsiniz.  Ev ortamı için pompalar kiralanabilmektedir.

 

Anne Sütünü Nasıl Saklamalıyım?

Anne sütü steril plastik poşetlerde saklanmalıdır. Anne sütü cam kaplarda saklandığı zaman içindeki bazı maddelerin cama yapışma eğilimi vardır. Plastik poşetlerde anne sütü derin dondurucuda 3 ay süreyle üzerine tarih, saat ve ad-soyad yazılarak saklanabilir. Tek bir seferde plastik poşete konan anne sütü miktarının 120 cc’den fazla olmamasına özen gösterilmelidir. Çünkü bir poşette fazla miktarda biriktirilen süt çözdürüldüğünde arta kalan süt tekrar derin dondurucuya konulamamakta ve buzdolabında da 24 saatten uzun tutulmamaktadır. Yeni sağılan süt:

Oda ısısında : 3 saat  → 22-26°C Buzdolabında : 3 gün → 4°C Derin dondurucuda : 3 ay → -18°C saklanabilir.

Derin dondurucudan çıkarılmış anne sütü, kabıyla beraber ılık suyun (kaynayan su olmaması gerekir) içerisinde bekletilerek ılıtılmaktadır. Süt ılıdıktan sonra tüketilmesine özen gösterilmelidir. Saklanan anne sütü kesinlikle ocağın üstüne veya mikrodalga fırına konulmamalı ve kaynatılmamalıdır. Bu uygulamalar, sütün proteinini bozar. Hastanede sağılan süt üniteye teslim edilebilmektedir.

 

Anne Sütünü Hastaneye Getirirken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Sağılan süt plastik kaba konulup, temiz bir havluyla sarıldıktan sonra buz aküsüyle ya da termos çantayla hastaneye getirilmelidir.

 

BEBEĞİNİZ İÇİN YAPILAN ÖZEL TESTLER

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeğinizin sık olarak izlenmesi ve testlerinin yapılması gerekmektedir.  Bazı durumları belirlemek için kan testlerinin yapılması ve röntgen çekilmesi gerekebilmektedir. Diğer testler arasında ekokardiografi, ultrasonografi, göz taraması, işitme taraması,  metabolik hastalıklar için yenidoğan taramaları yer alabilmektedir. Bunlar: 

Fenilketonüri, hipotiroidi, biyotidinaz enzim taraması; Doğumdan sonra ilk 48 saat içinde bebeğinizden kan örneği alınır, bunun için  topuk kanı kullanılır ve 1-2 hafta sonra test tekrarlanır.

 Doğumsal Kalça Çıkığı Ultrasonografisi (DKÇ USG); Yenidoğanın fizik muayenesi ve beraberinde kalça ultrasonografisi çekilerek kalça çıkığı yönünden değerlendirmeye alınır.

Baş Ultrasonografisi; 32. doğum haftasından küçük ya da 1500 gr’dan küçük bebeklerde baş ultrasonografisi beyninde kanama kontrolü için yapılır.

Ekokardiyogram; Ekokardiyogram kalbin yapısını ve çalışma durumunu incelemek için yapılır. Bebeğinizin göğsünün üzerine yerleştirilen küçük problarla ses dalgaları kayıt edilir.

Göz Taraması; Bebeğinizin yaşı ve ağırlığına göre göz testi yapılır ve prematüre retinopatisi değerlendirilir. Göz doktorları bebeğinizin gözünün arkasındaki retinasını ve kan damarlarını incelerler. Retinopatinin erken tespiti gözde hasar oluşmasını önlemektedir.

İşitme Taraması; Doğumdan sonra ilk bir ay içerisinde çoğunlukla da hastaneden taburcu olmadan yapılır.

BÖLÜM II

BEBEĞİNİZİN EVDE BAKIMI

 

Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?

Öncelikle kendinizi rahat hissettiğiniz bir pozisyona geçmeli, giysileriniz rahat ve gevsek olmalıdır. Emzirme sırasında bebeğin giysileri de ince, rahat ve altıda temiz olmalıdır. Bebeğin vücudu size yakın ve paralel, vücudu memeye dönük olmalıdır. El başparmağınız memenin üst kısmını diğer dört parmağınız ise memenin alt kısmını kavramalıdır. Memenin kahverengi kısmının bebeğin ağzına yerleşmesi gerekir. Bebeğiniz emerken burnunun kapanmamasına dikkat edilmelidir.

Her emzirmede ilk gelen süt daha az yağ içeren “önsüt”tür. Bebek emmeyi sürdürdükçe sütün bileşimi değişir, yağ miktarı artar.  En fazla yağ içeren süt, emzirmenin sonunda salgılanan süttür. Buna “sonsüt” denir. Bebeğin hem önsüte hem de sonsüte ihtiyacı vardır. Sonsütteki yağ inek sütündekine benzemez. Daha hafiftir ve sindirimi daha kolaydır. Bu yağ bebeğiniz için çok değerli bir enerji kaynağıdır. Bebeğinizin yeterli kilo alması için yağın sağladığı enerjiye ihtiyacı vardır. Bebek memeye doğru yerleştirilip doyana ve memeyi kendisi bırakana kadar memede tutulursa, hem önsütü hem de sonsütü alır. Bebek daha emmek istiyorsa ikinci meme de verilebilir. Eğer bebek bir meme ile beslenmiş ise, bir sonraki emzirmede diğer meme verilmelidir. Iki meme verilmişse bir sonraki öğüne son verilen taraftan başlanmalıdır. Bu sayede bu memedeki sütün tam olarak boşalması sağlanabilir.

Emzirme Süresi Ne Kadar Olmalıdır?

Bebek her isteğinde emzirilmelidir. Yapay meme veya emzik, emzirme döneminde bebeklere verilmemelidir.

Emzirme süresi gün içinde emzirilen saate göre değişir. Ortalama emzirme süresi yirmi dakikadır. Bebek ihtiyacının yüzde doksanını ilk beş dakikada içinde emer. Ancak emmeye devam edebilir. Bunun amacı açlığını gidermenin yanı sıra emme ihtiyacını karşılamaktadır. Beslendikten sonra bebeğin gazı çıkarılmalıdır.

Eve gitmeden önce sağlık personeli tarafından size bir beslenme planı yapılacaktır. Gerekli görülürse, size anne sütüne ya da mamaya ne kadar kalori ekleyeceğiniz konusunda bilgi verilecektir. Eğer çocuğunuz uykulu görünüyor ve üst üste ikiden fazla beslemeyi tamamlayamıyorsa sağlık personeline başvurunuz.  

Bebeğimin Etkili Bir Şekilde Emdiğini Nasıl Anlayabilirim?

Bebeğinizi etkili bir şekilde emdiğini gösteren çeşitli ipuçları bulunmaktadır. Bunlar:

  • Emzirme sırasında bebeğinizin yutkunma sesini duymanız
  • Emme sırasında bebeğinizin şakaklarında ve kulaklarında hareket olması
  • Günde en az sekiz kez emmesi
  • Emzirme sonrası memenizin yumuşak ve meme ucunuzun dikleşmiş olması
  • Bebeğinizin dışkı renginin doğumdan sonraki 4-5 gün içinde daha açık bir renk alması ya da sarı olması
  • Bebeğinizin sakin ve huzurlu görünmesi
  • Bebeğinizin bezini günde 5-6 bez kirletmesi ve 2-5 defa dışkısını yapmasıdır. 6. haftadan sonra bu sayı azabilir.
  • Beslenme yetersizliği ya da büyümeyi engelleyen diğer durumların varlığında ilk gösterge vücut ağırlığı artışında duraklamadır. Önerilen aralıklarla yapılan kilo takibinde istenen düzeyde kilo artışı iyi bir şekilde emdiğinin göstergesidir.

ENFEKSİYONLARIN ÖNLENMESİ

Enfeksiyonları önlemek için bebeğinize bakım vermeden önce ellerinizi yıkamayı unutmayın.

  • Bebeğinizin bezini değiştirdikten sonra ellerinizi yıkayın.
  • Bebeğinizi beslemeden önce ellerinizi yıkayın.

Misafirlerinizin bebeğinize dokunmadan önce ellerini yıkadığından ve gribal bir enfeksiyonu olmadığından emin olun.

BEBEĞİNİZİN ATEŞİNİN ÖLÇÜLMESİ

Bebeğinizin ateşini ölçmeniz için dijital termometreler önerilmektedir. Bebenizin ateşini ölçebileceğiniz en uygun bölge koltuk altıdır. Koltuk altı ölçülen vücut ısısı normal değeri 36,5-37oC’dir.

BEBEĞİNİZİN BEZİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ

Bebeğinizin bezini değiştirirken deri kıvrımlarının temiz olduğundan emin olun ve yeni bezi takarken bebeğin cildini iyice kurulayın. Bebeğinizin cildini temiz pamuk ve suyla temizleyin. Bez değişiminden sonra, ince bir tabaka halinde koruyucu pişik kremi kullanılabilir. Eğer kızarıklık varsa belirli aralıklarla bölgeyi havalandırın. Bebeğinizin kızarıklığı varsa ıslak mendil kullanmayın.. Kızarıklık 3 günden fazla devam ederse sağlık kuruluşuna başvurun.

Erkek bebeklerde aralıklı olarak sünnet derisi hafifce geriye doğru çekilerek penis temizlenmelidir. Kızlarda ve erkeklerde bölge önden arkaya doğru silinerek temizlenmelidir. Her silmede temiz bir bez/pamuk
kullanılmalıdır. Temizlik için ıslak mendiller kullanışlı olsa da bazılarında alkol ve parfüm bulunabilir. Bu nedenle ilk iki ayında bebeğin altı mümkünse pamuk ve suyla (kaynatılmış, ılıtılmılmış su) temizlenmelidir.

BEBEĞİNİZİN AĞIZ VE BURNUNUN TEMİZLENMESİ

Bebekler yaşamın ilk aylarında burun solunumu yaparlar ve hava yollarını öksürük ve hapşırmayla temizlerler. Eğer bebeğinizin akıntılarında artış varsa nazikçe temizlemeniz gerekebilir.

BEBEĞİNİZİN BANYOSU

Bebeğinizi her gün banyo yaptırılabilirsiniz.  Bebeğin banyosuna başlamadan önce ihtiyacınız olan malzemeleri temin edin. Bebeği küvete koymadan önce suyun ısısını kontrol edin. Suyun ısısı 37° Colmalıdır. Bebeğinizin ilk önce ayaklarının ve ellerinin suya temas etmesini sağlayın, daha sonra gövdesini ve en sonunda başını yıkayın. Sabun ya da şampuanın haftada üç kezden fazla kullanılması önerilmemektedir. Kullanılacak şampuan ya da sabun bebeğin cildinin pH`sına uygun olmalıdır. Banyo sırasında bebeğinizin yanından asla ayrılmayınız.

Bebeğin göbeği düşmemiş ise göbek güdüğü çevresini iyi bir şekilde kurulayın. Koltuk altı ve kasık bölgesi gibi deri kıvrımlarının olduğu yerlerin nemli kalmamasına özen gösterin.

BEBEĞİNİZİN İLAÇLARININ VERİLMESİ

Eğer bebeğiniz eve çıkarken ilaç kullanması gerekiyorsa hemşireniz ilaçların verilmesi konusunda sizi bilgilendirecektir. Eğitim sonrasında ilaçların adları, bu ilaçların ne için kullanıldığı, bebeğe hangi dozda verileceği ve ne zaman verileceği konularında bilgilendirilmiş olacaksınız. Evinizde ilaçlara yönelik bir program yapın ilaçları kolaylıkla görebileceğiniz bir yere koyun. Bu sayede ilaçları doğru doz ve zamanda verip vermediğinizi kontrol etmeniz kolaylaşacaktır. Bebeğinize vereceğiniz ilaç miktarını ölçmeniz önemlidir. İlaç miktarını ölçmek için enjektörü nasıl kullanacağınızı öğrenin. 1cc= 1ml’dir.

GÜVENLİK

Güvenli Uyku

Ailelerin endişelendiği en önemli konulardan biri ani bebek ölüm sendromudur.  Bebeğe güvenli uyku ortamı oluşturulması bu riski azaltacaktır. Ani bebek ölüm sendromu riskinin azaltılması, aile ve bebeğin daha rahat uyumalarını sağlayacaktır.

Sırtüstü Pozisyon En İyisidir!

Güvenli uykunun en önemli bölümlerinden birisi bebeğin uyku sırasındaki pozisyonudur. Gündüz ve gece uykusu sırasında bebeklere sırtüstü pozisyon verilmesi tercih edilmelidir. Bebeklerin uyku sırasında yan yatmaları da, sırt bölgesi ve karın bölgesi iyi bir şekilde desteklendiği sürece tercih edilebilir. Bebeklerde yan yatma pozisyonu için geliştirilen destekler bu amaçla kullanılabilir. Bebeğiniz sağlıklı bir gelişim gösterdiğinde, bebeğinize yenidoğan yoğun bakım ünitesinde uyku sırasında sırtüstü pozisyon verilecektir. Evde de bu şekilde uygulanmaya devam edilmelidir.

Güvenli Uyku Alanı

Bebeğin uyku ortamı temiz olmalıdır. Uyku ortamında oyuncak olmamalı, yatak çok yumuşak olmamalıdır. Başın kaymasıyla boyunda bükülmelere neden olabileceğinden yastık kullanılmamalıdır. Yatak korkulukları bulunmalıdır. Bebeğin yüzü herhangi bir obje ile örtülmemelidir.

Uyku yüzeyi sağlam olmalıdır. Uygun çarşaf gerilmiş sağlam bir beşik tavsiye edilmektedir.

Bebekler bir yaşına kadar ebeveynleri ile aynı odada ancak kendi yataklarında uyumalılardır. Bebekler yataklarını bir yetişkinle paylaşmamalıdır.

Uyku ortamı çok sıcak olmamalıdır. Bebeğin odası 22- 24º olmalıdır. Ani bebek ölüm sendromu aşırı sıcakla da ilişkilidir. Ortamın aşırı sıcaklığından kaçınmak için;

Bebeğe uyku sırasında tek parça kıyafet giydirilmeli, odanın aydınlatılmasında hafif bir ışık kullanılmalı ve tek kat battaniye kullanılmalıdır. Battaniye bebeğin göğüs seviyesine kadar örtülmeli yüzüne yakın olmamalıdır.

SİGARASIZ EV ORTAMI

Sigara dumanına maruziyetin ani bebek ölüm sendromu riskini arttırdığı belirtilmektedir. Bebeğin sigara dumanına maruziyeti önlenmelidir. Evde kesinlikle sigara içilmemeli bebeğin yanında sigara içilmemesi konusunda bireyler uyarılmalıdır.

BAŞIN ARKA KISMININ DÜZLEŞMESİNİ NASIL ÖNLEYEBİLİRİM?

Aileler bebekleri devamlı sırtüstü yattıklarında başlarının arka kısımlarının düzleşeceğinden endişe duyabilirler. Bunu önlemek için denetimli olarak bebeğinizi uyanık olduğu zamanlarda karnı üzerine yatırabilirsiniz. Bebeğinizin önüne ilgisini çekebilecek, bakabileceği oyuncak, resim vb. bir materyal koyabilirsiniz. Bebeğinizi karın üzerine yatırmak, başını ve omuzlarını kaldırması için çocuğu teşvik etmiş olur. Bu durum baş, boyun ve omuz kaslarının güçlenmesine yardımcı olur.

ARABA KOLTUKLARI

Yasa gereği 12 yaşından küçük çocukların araç içinde araba koltuğuna oturtulması ve emniyet kemerlerinin bağlanması gerekmektedir. Prematüre bebekler ve 2.5 kg’dan küçük bebekler kanda düşük düzey oksijen bulunması nedeniyle uzun süre araba koltuklarında oturtulmamalıdırlar.

Eve gitmeden önce bebeğinizin araba koltuğunda güvenli bir şekilde oturup oturamadığına bakılacaktır. Bebeğiniz için araba koltuğu alırken aşağıda belirtilenlere dikkat edilmesi önerilmektedir:

  • Araba koltuğu 1 yaşından küçük çocuklara uygun olmalıdır. 
  • Araba koltuğunda baş, boyun ve bel kısmında boş kalan alanlar küçük yumuşak rulolarla desteklenmelidir.
  • Emniyet kemeri takıldığında altında deri ile temas eden alan bez ile desteklenmelidir.
  • Emniyet kemeri çocuğun beline ve omzuna göre ayarlanarak, iki parmağın gireceğinden daha fazla boşluk bırakılmamalıdır.
  • Araba koltuğunun kullanım kılavuzu mutlaka okunmalıdır. 

TEMEL YAŞAM DESTEĞİ (KARDİOPULMONER RESUSİTASYON – CPR)         

Hastaneden taburcu olmadan önce siz ve bebeğinize bakım verecek olan aile üyeleri ile birlikte kardiyopulmoner resusitasyon konusunda görüşülmelidir. Bu görüşme; yenidoğan şoka girdiğinde ya da nefes alışı durduğunda ne yapılacağı ve ani bebek ölüm sendromu konularında bilgilendirmeyi içermektedir.

Amaç böyle bir durumla karşılaşıldığında ne yapılması gerektiğinin bilinmesidir. Bu nedenle;

  • Düzenli olarak CPR kurslarına katılmanız
  • Hemşire ile bire bir eğitim almanız
  • Aldığınız eğitimleri, uygulamaları daha sonra gözden geçirmek üzere kaydetmeniz
  • Aklınıza takılan soruları hemşirenize sormanız önem taşımaktadır.

BEBEĞİNİZİ ASLA SARSMAYIN

Sarsılmış bebek sendromu bebekte güçlü bir sarsıntının yol açtığı ciddi bir kafa yaralanmasıdır. Bebek sarsıldığı zaman, beyinde ciddi yaralanmalara neden olur.  Bu da, beyinde kanamalara, şişmelere ve morarmalara, hatta kalıcı hasarlara ve ölüme bile sebep olabilir.

Bebekler sarsıldığında;

• Öğrenme engelleri

• Konuşma ve öğrenmede gerilik

• Felç

• Nöbetler

• İşitme kaybı

• Körlük

• Ölümle sonuçlanabilmektedir.

Sarsılmış bebek sendromu kaza değildir;önlenebilir.

 

 

BEBEĞİNİZ AĞLADIĞI ZAMAN

Bebeğinizin ağlamasına neden olabilecek birden fazla neden olabilir. Bebeğinizi sakinleştirmek için bazı öneriler yer almaktadır:

a)      Bebeğinizin beslenme ihtiyacı veya gazı var mı?

Bebeğiniz acıktığında ağlayabilir. Bu nedenle, beslenme sürelerini katı bir biçimde saatlerle kısıtlamayın. İnek sütü hassasiyeti nedeniyle bebeklere bir yaşına kadar inek sütü verilmesi önerilmemektedir. Bebeğinizin mamaya karşı veya annenin diyetinde olan inek sütüne hassasiyeti olduğunu düşünüyorsanız sağlık personeline başvurun.

b)      Bebeğinizin altının değiştirilmesi gerekiyor mu?

Bebeğinizin kuru olduğundan emin olmak için bezini kontrol edin ve sıkan giysilerini değiştirin.

c)       Bebeğinizin ağrısı ya da ateşi var mı?

Bebeğinizin kulak ağrısı, diş ağrısı, koliği, döküntüleri veya böcek ısırığı olabilir. Eğer bebeğinizin ağrısı olduğunu veya hasta olduğunu düşünüyorsanız sağlık personelini arayın ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

d)      Nedensiz ağlamaları olabilir mi?

Bebeğinizin bazen nedensiz ağlamaları olabilir. İlgi gereksinimleri, korkuları, yorgunlukları, aşırı uyaran almaları nedeniyle olan ağlamalar da bebeklerin bakım gereksinimlerini yansıtır. Bu durumda, bakım vericilerin sakinliğini devam ettirmesi ve dinlenmelerinin sağlanması, bebeğe ılık bir banyo yaptırılması, hafif sallanması, uyaranları azaltmak için ışıkların söndürülmesi, televizyon ya da radyonun kapatılması, kollarının ve ayaklarının battaniyenin içerisine konulması gibi girişimlerin yapılması bebeğin rahatlatılmasında etkili olabilir. Bebekler fiziksel ve zihinsel yönden gelişebilmek için dokunulmaya ve sarılmaya ihtiyaç duyarlar. Çoğu ebeveyn bebeklerini kucakta taşımaya yardımcı malzemelerle taşımaktan hoşlanırlar. Bebeğinizin kucakta taşınması, sizin günlük aktiviteleriniz devam ederken bebeğinizin sakinleşmesini sağlar.

e)      Bebeğinizde sarılık gelişti mi?

Çoğunlukla her bebekte bir miktar sarılık olmaktadır. Buna fizyolojik sarılık denir. Önemli olan tedavi edilmesi gereken sınırların üstüne çıkmamasıdır. Eğer sarılık daha ilk günlerde belirgin hale gelirse ve vücuttaki sarılık göbek deliğinin altında da fark edilirse hemen bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır.

f)        Bebeğinizin beslenmesi/sıvı alımı yeterli mi?

Bebeğiniz ağladığında gözyaşı gelmiyor, ağzı kuru, idrarını az yapıyorsa (Bebeğiniz bezini günde 5 bezden az kirletmesi) veya ateşi 37.8 C°’ in üzerindeyse sıvı alımının az olduğu düşünülmelidir ve sağlık kurumuna başvurulmalıdır.

SAKİNLİĞİNİZİ KORUMANIZ İÇİN ÖNERİLER

Kontrolünüzü kaybetmekten kaçının. Bu ipuçlarıyla zamanınızı verimli kullanabilirsiniz:

  • Güvenli bir şekilde öfkenizi atın. 100’e kadar sayın ve sakinleşin, hafif bir müzik dinleyin, sıcak bir duş veya rahatlatıcı banyo/egzersiz yapın, derin nefes alın ve verin.
  • Durun ve neden kızgın olduğunuzu düşünün. Unutmayın ki, bebeğiniz sizi öfkelendirmek ya da hayatınızı mahvetmek istemiyor. Bebeğiniz ağladığında sizin kötü ebeveyn olduğunu söylemiyor. Bebeğiniz konuşamaz; ağlaması sadece neye ihtiyacı olduğunu ve ne hissettiğini size bildirmesinin bir yolu. Oturun ya da gözlerinizi kapatarak uzanın. Hafızanızda hoş/güzel bir yer düşünün. Birkaç dakika sessizce kalın.
  • Bir arkadaşınızı ya da akrabanızı arayın. Hayal kırıklığınızı konuşun ya da bir süreliğine birinin sizin yerinizi alıp alamayacağına bakın.
  • Sağlık personelinizi arayın. Çocuğunuzun ağlamasından,  beslenmesinden, uyku problemlerinden, davranışlarındaki sürekli değişikliklerden dolayı sinirli ve öfkeli olduğunu düşünüyorsanız sağlık personeliniz size yardımcı olabilir.
  • Bebek veya çocuk bakımı bazen yorucu ve sinir bozucu olabilir. Ancak çocuğunuzu ve kendinizi rahatlatmak için yollar ve yakınınızda size yardımcı olacak insanlar bulunmaktadır.
UNUTMAYIN ÜZGÜN YA DA SİNİRLİ HİSSETMENİZ NORMALDİR!

BEBEĞİNİZİN İZLENMESİ

Büyüme gelişmenin takibi bebeklerin normal büyümeyi yakalama durumunun belirlenmesi, motor gelişimlerinin değerlendirilmesi, gelişimin desteklenmesi ve sağlıklı çocuklar olarak gelişmelerini sağlamak açısından önem kazanmaktadır. Prematüre bebeklerin matür bebeklerden farklı olarak daha sık aralarla izlenmesi gerekmektedir.

Yenidoğan doğumdan birkaç gün sonra ağırlığının yüzde 5-10’unu kaybeder bu normal bir durumdur. Bu kilo kaybına eşlik eden faktörler; anneden gelen hormonların kaybı, sıvı alımının azalması, idrar ve dışkı ile sıvı kaybedilmesidir. Bebeklerin büyümesi ilk yılda özellikle de ilk 6 ayda çok hızlıdır. Bebekler ilk 6 ayda haftada ortalama 150-210 gr kilo alırken boyu ayda 2.5 cm artar. Bebek 1 yaşına geldiğinde doğum kilosu 3’e katlanırken, doğum boy uzunluğu %50 artar. Başın büyümesi de çok hızlıdır ve beyin gelişiminin en önemli göstergesidir. Baş çevresi ilk üç ay ayda yaklaşık 2cm artar sonraki aylarda 6. aya kadar 1 cm artar.

Yenidoğanın izlem sıklığı doğum sonrası ilk 1-2 günde, ilk haftada, birinci ayın sonunda, 2.,4.,6. aylarda ve 6-12 ay arasında iki kez şeklinde olmalıdır. Yenidoğanların izlemleri büyümenin hızlı olduğu bu dönemde, bireysel ve ailevi sorunların olduğu dönemlerde, aşıların yapıldığı dönemlerde daha sık aralıklarda olmak üzere bebeğe ve aileye göre düzenlenir. Yenidoğanın büyüme gelişmesi temelde boy, kilo, baş çevresi ölçümleri ile takip edilir.

BAĞIŞIKLAMA

Bağışıklanma, aşılanma olarak da adlandırılır. Aşılar, hastalıkları önleyerek yaşama şansı verirler. Çocuğunuzun aşılanması önem taşır. Taburculuk öncesinde sağlık personeli bebeğinize yapılması gereken aşılar konusunda sizi bilgilendirecektir.

NE ZAMAN SAĞLIK PERSONELİNE BAŞVURMALIYIM

Çocuğunuzda sizi endişelendiren belirtiler olduğunda sağlık personelini arayabilirsiniz. Bu belirtiler:

  • Kötü emme
  • Beslenememe
  • Davranışlarında değişiklik
  • Bez ıslaklığında azalma
  • Zor nefes alma
  • Dışkı sayısında artış
  • 12 saat süren güçlü kusma, ateş veya ishal
  • Kas kuvvetinde azalma
  • Uzun süre anormal ağlama
  • Ağızda beyaz lekeler
  • Göbek çevresinde kızarıklık veya hassasiyet
  • Tıkanan burundan dolayı beslenirken nefes almada zorluk
  • Bebekte devam eden titreme
  • Aşırı uyku hali, halsizlik
  • Devam eden huzursuzluk
  • Ani güçsüzlük
  • Vücutta anormal akıntı
  • Kırmızı, şiş ve / veya sulanan göz
  • Ani döküntü


SÖZLÜK

Amniotik sıvıBebeğin rahim içinde bulunduğu sıvıdır.
AntikorHastalığa neden olan etkenleri zararsız duruma getirmek için vücudun oluşturduğu maddedir.
EnfeksiyonHastalık yapıcı özellikte bir mikroorganizmanın insan vücuduna girip, herhangi bir dokuda veya organda yaşaması ve çoğalmasıdır.
Matür BebekNormal gebelik süresi içinde (38 ile 42 hafta – miadında) doğan bebeklerdir.
MekonyumBebeğin ilk dışkısına verilen addır.
PnömoniAkciğer dokusunun enfeksiyonel hastalığıdır.
Prematüre BebekNormal gebelik süresi 38 ile 42 hafta arasındadır. Gebelik süresi 37. haftadan önce sonlanırsa doğan bebeğe prematüre denir.
SurfaktanSabun gibi bir maddedir ve yüzey gerilimini azaltarak akciğerlerin en küçük dokularının açılmasına yardımcı olur.
Solunum distresi        Bebeğin solunumla ilgili problem yaşamasıdır.
TakipneGeçici hızlı solunumdur.

 

KAYNAKLAR

  1. Ball, J.W., Bindler, R.C. (2006) Child Health Nursing: Partnering with Children and Families, New Jersey: Upper Saddle River.
  2. Doğan N. (2007). Annelere Doğum Öncesinde Verilen Yenidoğan Bakımı İle İlgili Eğitimin Doğum Öncesi ve Doğum Sonrasında Değerlendirilmesi. Yüksek Lisans Tezi. T.C. Mersin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Mersin.
  3. Gettler TL. ve McKenna J. (2010). Never Sleep with Baby? Or Keep Me Close But Keep Me Safe: Eliminating Inappropriate “Safe Infant Sleep” Rhetoric in the United States. Current Pediatric Reviews, 6; 71-77.
  4. Griffin T. ve Abraham M. (2006). Transition to Home From the Newborn Intensive Care Unit. Journal of Perinatal & Neonatal Nursing, 20(3): 243–249.
  5. Hockenbery, M.J., Wilson, D. (2011). Wong’s Nusing Care of Infants and Children, 9th Edition, Missouri, Elsevier Inc.
  6. Hoogsteen L. (2010). Safe Infant Sleeping. Nursing for Women’s Health, 14(2): 122-129.
  7. Ringer, S.A., Cummings, M., Insoft, R.M., Harmon, S. (2008). Welcome to the NICU. Brigham and Women’s Hospital Booklet.
  8. Törüner K.E. ve Büyükgönenç L. (2012). Çocuk Sağlığı: Temel Hemşirelik Yaklaşımları. Göktuğ Yayıncılık, 1. Baskı, Amasya.


BEBEĞİNİZİN İLAÇLARI

İlacın AdıMiktarıVeriliş Zamanı/larıVeriliş YoluDikkat Edilecekler
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     

NOTLAR

___________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________

_____________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________________

Neonatoloji Hemşireliği Derneği

Talatpaşa Bulvarı Gevher Nesibe İş Merkezi 113/15 Ankara

Tel: 0312 310 93 10

http://www.neonatolojihemsireligi.org.tr

info@neonatolojihemsireligi.org.tr

ISBN: 978-605-87620-3-9

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir